Şimdi yükleniyor

“MANİSA BASKET SADECE BİR TAKIM DEĞİL”

Manisa Basket, bu şehir için sadece bir spor kulübü değil.
Bir aidiyet meselesi, bir hafıza, bir “biz” duygusu.

Son yıllarda Manisa Basket üzerinden yaşananlar, aslında Manisa’nın spora bakışını da gözler önüne seriyor. Takımın yaşadığı iniş çıkışlar, yönetim değişiklikleri, şehirden kopuş ve yeniden dönüş süreci… Bunların hiçbiri sadece sportif başlıklar değil. Hepsi, “Manisa bu takıma gerçekten sahip çıkıyor mu?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Bir dönem Manisa’dan uzaklaşan, tribünle bağı zayıflayan Manisa Basket, bugün yeniden şehirle temas kurma çabasında. Bu çaba kıymetlidir. Çünkü basketbol, Manisa’da doğru yönetildiğinde sadece bir salon sporu olmaz; gençler için umut, şehir için vitrin olur.

Ancak şunu da açıkça söylemek gerekiyor:
Manisa Basket’in kaderi yalnızca parkede yazılmıyor. Kulübün geleceği; şehrin yöneticilerinin, iş dünyasının ve taraftarın ne kadar samimi sahip çıktığıyla doğrudan bağlantılı. Destek, sadece maç günü tribüne gelmekle sınırlı kaldığında bu hikâye yarım kalır.

Manisa Basket’in sürdürülebilir başarıya ulaşması için; şeffaf bir yönetim anlayışı, güçlü bir mali yapı ve şehirle kurulan gerçek bir bağ şart. Aksi halde her sezon başı kurulan hayaller, sezon ortasında sessizliğe gömülür.

Bu şehir basketbolu seviyor.
Ama sevgi tek başına yetmez.

Manisa Basket’in gerçekten “Manisa’nın takımı” olabilmesi için, herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Bugün atılacak doğru adımlar, yarın sadece bir takımın değil, bir şehrin gururunu ayakta tutar.

Ve unutulmamalı:
Manisa Basket düşerse sadece bir takım düşmez.
Manisa’nın spor iddiası da yara alır.

Yorum gönder